Billboard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Billboard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16.01.2013

Rolling Stone, Billboard ve Hip-Hop'ın Kısa Tarihi


Amerikan menşeili Rolling Stone dergisinin en sevdiği şeylerden biri, durup dururken “Gelmiş geçmiş en iyi bilmem kaç adet bilmem ne”yi seçmektir desek yeridir. Derginin büyük boy ve yüzlerce sayfadan oluşan ilk 40 yılına ait sayılarında bu listeler 100’lük rakamların altına pek düşmezdi, hatta sık sık “En iyi 500”lük listelerle de karşılaşırdık. Derginin boyutları küçülüp sayfa sayısı da 100 civarına inince (cücük dergi kıvamı) bu rakamlar da 50’lere, 20’lere kadar düştü. Pek kehanet sayılmaz aslında; ne de olsa geçen yılın son ayında Newsweek’in başına geldi, pek yakında Rolling Stone da artık kâğıda basılmak yerine sadece dijital ortamda okurlarıyla buluşacak gibi geliyor bana…

Şahsi kanaatim; Rolling Stone’un oldum olası “fazlasıyla beyaz” bir dergi olduğu… Bu nedenle “siyah”, derginin sadece zaman zaman kullanmak zorunda kaldığı renklerden biri gibi duruyor. Amerikan müzik piyasasına son 25-30 yıldır damgasını vuran hip-hop kültürü bu nedenle Rolling Stone sayfalarında kendine yeterince yer bulamıyor. Bu “uzak duruşu” telafi etmek için dergi yöneticileri zaman zaman özel sayılar hazırlamıyor değil. Bunlardan en kapsamlısı 15 Aralık 2005 tarihli 989 numaralı özel sayıydı diyebilirim. Jay-Z’nin kapakta yer aldığı 178 sayfalık bu özel sayının en farklı yanlarından biri; farklı hip-hop yıldızlarının yer aldığı daha önceki Rolling Stone kapaklarının da ana kapaktan sonra tek tek yeniden karşımıza çıkıyor oluşuydu. Sırasıyla; Run DMC (1986), Tupac Shakur (1996), Puff Daddy (1997) ve 50 Cent (2003)’in yer aldığı bu kapaklar aslında derginin hip-hop’a olan ilgisinin derinliğini ve yoğunluğunu da göstermeye yeterliydi.

Bu geniş kapsamlı nüshanın içinde yer alan The Hip-Hop Galaxy başlıklı illüstrasyon ise hip-hop dosyasının en özel çalışmasıydı. Ana kapak dışında dörde açılan tek bir sayfadan oluşan bu harita artık sadece dergi sayfalarında kalmış durumda ve Internet ortamından ulaşmak pek mümkün değil. Bu nedenle üşenmeyip, dört dergi sayfası uzunluğundaki bu yekpare haritayı zor da olsa tarayıp birleştirdim ve aşağıda sizlerle paylaşmak istedim.

Billboard Türkiye’yi çıkardığımız günlerde ben de zaman zaman kendi köşe yazılarımda ya da hazırladığım diğer sayfalarda hip-hop’a yer vermiştim. Her ay farklı bir konuyu ya da seneyi ele aldığımız Zaman Tüneli sayfalarında 2007 yılının Aralık ayında, başlıca köşe taşlarıyla beraber “Hip-hop’ın kısa tarihi”ne yer vermiştik. O yazının “hikâyenin başlangıcı”nı anlatan ilk maddesinde adı geçen iki grubun, Rolling Stone dergisinin 20 Aralık 2012 tarihli sayısında yer alan “Gelmiş geçmiş en iyi 50 hip-hop şarkısı” sıralamasında da ilk iki sırayı paylaşması bazı noktalara işaret ediyor aslında. İlk olarak; Rolling Stone benim yazımdan etkilenmiş (dermişim…) Şaka bir yana; hip-hop’ın macerası aslına bakarsanız bir anlamda “az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, bir bakmışım arpa boyu yol gitmişim” hikâyesi… Üretilen yüz binlerce şarkının satılan milyonlarca plağın ardından bir bakıyorsunuz; hiçbiri başlangıçta dinlediklerimizden daha iyisi olamamış, üzerine bir tuğla bile koyamamış.

Öyle ya da böyle; az evvel de belirttiğim gibi geçen senenin son sayısında Rolling Stone, aralarında Rick Rubin, Chuck D, Nas, Big Boi ve iki Beastie Boy’un da yer aldığı 33 kişilik bir jüri oluşturarak 50 şarkılık bir hip-hop listesi yayınladı. Bir sonraki yazıda sondan başlayarak bu listedeki şarkıları sizlerle paylaşmak istiyorum.

30.07.2011

Varolmayan 45'likler Serisi #5 Akrep Nalan - Çingene Pembesi

Sanal 45'lik (2011 AA Homemade/Siyah Plak)
A Yüzü: Çingene Pembesi
B Yüzü: Çağır Beni


90'lı yılların ilk yarısında sadece iki albüm yaptığı halde Akrep Nalan, sevenleri tarafından hâlâ unutulmayan bir sanatçı oldu. Dağ Çiçeği adını verdiği ilk albümünü 1991 yılında ADA Müzik'ten yayınlayan Akrep Nalan'ın Zil Zurna Sevdalar adlı ikinci albümü de 1994'de Fono Müzik'ten çıkarmıştı. Bildiğim kadarıyla her iki albüm de uzun süredir piyasada bulunmuyor. Kısa bir süre öncesine kadar sanatçının resmî web sitesinde bu iki albümdeki tüm şarkıları mp3 olarak indirmek mümkündü. Şu andaysa sitedeki ilgili sayfa, şarkıları sadece online olarak dinleme olanağı veriyor. 1990'larda haftalık düzenli olarak tuttuğum liste defterlerimde; Akrep Nalan ilk albümünde yer alan Çağır Beni'yle 14 Ekim 1991'de 1 Numara olmayı başarmıştı.
Yine aynı yıllarda Mercury adlı grubuyla çalışmalar yapmakta olan şarkıcı ve müzisyen Murat Çekem, şarkıya hem söz yazarı hem de besteci olarak imza atmıştı. Varolmayan 45'likler serisinin beşincisinde B yüzü şarkısı olarak Çağır Beni'yi seçtim. Farklı bir firmadan yayınlanmış olsa da, müzik endüstrisinde kimi zaman eski hit şarkıların bu şekilde kullanıldığı görülür ne de olsa.
Varolmayan 45'liğimizin A yüzü için seçtiğim Çingene Pembesi, Akrep Nalan'ın ikinci albümünde yer alıyor. Yine kendi listelerime baktığımda, şarkının 27 Haziran 1994 tarihinde 2 numaraya kadar çıktığını görüyorum. O günlerde Tindersticks'in ilk albümündeki şarkıların peş peşe 1 numaraya çıkmasından olsa gerek Çingene Pembesi ne yazık ki listelerimde zirveye çıkamamıştı.
Bu hatamı telafi etmek yıllar sonra Billboard Türkiye dergisinin 2007 yılı Eylül ayında yayınlanan köşe yazıma kısmet oldu. Kıyıda köşede bırakılmış, kıymeti bilinmemiş şarkılar arasından seçtiğim beş şarkının biri de Çingene Pembesi oldu. Sözlerini Naşide Göktürk'ün yazdığı, bestesini ise Yeni Türkü'nün kurucularından Selim Atakan'ın yaptığı Çingene Pembesi, benim nazarımda 45'lik olarak yayınlanmayı en çok hak eden şarkılardan biri...

11.07.2011

Varolmayan 45'likler Serisi #2 Mirkelam - Bahsettiğim Rastlantılar

Sanal 45'lik (2011 AA Homemade/Siyah Plak)
A Yüzü: Bahsettiğim Rastlantılar -Mirkelam
B Yüzü: Aşk Hikayesi -Ayhan Sicimoğlu Feat. Mirkelam


Varolmayan 45'likler serisinde bu kez Mirkelam var. Bundan 3-4 yıl önce bu sanal 45'likler fikrini bende uyandıran isimdi Mirkelam... Eğer 45'likler dönemi olsaydı; Mirkelam'ın ilk albümünden itibaren hangi şarkılarının bu plaklara seçilebileceğine dair epey kafa yormuştum. Mirkelam'ın çeşitli tribute albümler ve başka sanatçıların albümlerinde seslendirdiği şarkıların B yüzleri için ideal seçim olacağına kanaat getirmiştim. Bu ilk "varolmayan" Mirkelam 45'liğinin B yüzü için seçtiğim parçayı da zaten Ayhan Sicimoğlu'nun 2006 tarihli albümünden aldım. Bestesi Panamalı müzisyen Carlos Eleta Almaran'a ait olan Historia De Un Amor adlı şarkı 60'ların sonlarında ülkemizde Ertan Anapa'nın sesinden Bütün Dualarım Seninle adıyla çok sevilmişti. Sözlerini Sezen Cumhur Önal!ın yazdığı bu versiyonu aynı yıllarda Berkant ve birkaç sanatçı daha plak yaptı. Yıllar sonra Yaşar şarkıyı cover'lamak istediğinde Sezen Cumhur Önal'dan gerekli izni alamadı ve sözlerini biraz değiştirerek Bütün Rüyalarım Seninle şeklinde söyledi. Ayhan Sicimoğlu, Friends & Family'de orijinal sözleriyle yer verdiği şarkıya ayrıca yepyeni Türkçe sözler yazdırdı ve bonus track olarak albümünün sonuna ekledi. Historia De Un Amor'un Türkçe karşılığı olan Bir Aşk Hikayesi bu yeni yorumun da adı aynı zamanda. Mirkelam şarkıyı çok iyi yorumlamasına rağmen ben şahsen Ertan Anapa'nın yorumunu tercih ederim.
Varolmayan Mirkelam 45'liğimizin A yüzünde yer alan Bahsettiğim Rastlantılar ise sanatçının beşinci albümü Mutlu Olmak İstiyorum'da yer alıyor. Hemen tüm Mirkelam albümleri gibi bu albümün de hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyorum açıkçası. Albümün en "sıradan" şarkısı diyebileceğim Asuman Pansuman'ın çıkış şarkısı olarak seçilmesi bence bu ilgisizlikte önemli bir rol oynamıştı. Bahsettiğim Rastlantılar albümdeki diğer güzel şarkılar gibi sadece sınırlı sayıda müziksevere ulaşabildi. Unutulmaya yüz tutmuş bu şarkıyı tekrar hatırlamamızın tam zamanıdır diye düşünüyorum.

9.07.2011

Varolmayan 45'likler Serisi #1 Model - Değmesin Ellerimiz

Sanal 45'lik (2011 AA Homemade/Şeffaf Plak)
A Yüzü: Değmesin Ellerimiz
B Yüzü: Değmesin Ellerimiz (Akustik)


Başkalarının aklına gelmeyen, aklına gelse de oturup yapmaya üşendiği şeyleri yapmaya bayılırım. İşte bugün, bu siteye koymayı uzun süredir düşündüğüm bir projeyi nihayet gerçekleştiriyorum. Blog sayfamda bundan böyle, arada sırada da olsa Varolmayan 45'likler başlığı altında çeşitli plaklarla karşılaşacaksınız. Daha doğrusu; 45'lik plak tasarımlarıyla... Bu plakların ortak özelliği; içeriğinde yer alan şarkılar dışında gerçek hayatta -hiçbir zaman- var olmamamaları... Bu tasarımlara sahip 45'liklerle benim blog sayfalarım haricinde hiçbir yerde karşılaşmanız mümkün değil yani... Tabii söz konusu sanatçılar bu tasarımları ciddiye alıp, kendi 45'liklerini gidip bastırırlarsa orasını bilemem. Böylesine "gereksiz" bir işe neden kalkıştığımı ya da neden boş işlere bu kadar çok vakit harcadığımı düşünebilirsiniz. Ben de düşündüm bunları, haklısınız... Bulabildiğim tek cevap "paşa gönlüm bunları yapmak istiyor" oldu. Sanırım bu nedenle hayatım boyunca kendi listelerimi, kendi dergilerimi, kendi kaset/CD kapaklarımı kendim yapmak istedim. Eksik kalan tek şey kendi plağımı yapmak kalmıştı, şimdi o da tamamdır (Gerçi kaset ve CD'leri evde kaydetmek mümkün olmasına rağmen plaklarda böyle bir durum söz konusu değil. Ancak plakları da "ulaşılmaz" kılan da bu sanırım). Bu tasarımları yaparken birkaç önemli noktaya özen gösteriyorum. Öncelikle "eğer memleketimizde bugün hâlâ 45'likler yayınlanıyor olsaydı elimdeki albümden hangileri seçilirdi"nin cevabından yola çıkmaya çalışıyorum. "B yüzü için hangi şarkı uygun olurdu"nun cevabından sonra plağın her iki yüzünün göbeği ve kapak tasarımlarını hazırlamaya geliyor sıra. Kapak ve plak göbeği tasarımlarını albümlerin orijinal tasarımlarından yola çıkarak hazırlamak da bir hayli önemli benim için. Yoksa orijinaliyle hiç alakası olmayan "sanal plaklar"la İnternette karşılaşmak mümkün hali hazırda... Benim amacım; bu kapaklara baktığımda "Aa! Evet, böyle bir 45'lik olsaydı ancak bu şekilde olurdu" diyebilmek. Son cümleden anlaşıldığı üzre, bunları sadece ve sadece kendi egomu tatmin etmek için yapıyorum. Yoksa vatana millete hayrı dokunacak şeyler değil bunlar. En azından kısa vadede...
Gelelim, böyle var olmayan nesneler yaratmak yolunda ilk olarak neden Model grubunu seçtiğime... Bundan dört yıl önce, 2007'nin Mayıs ayında, Roxy'de düzenlenen Roxy Music Günleri'nin jürisine Billboard Türkiye adına bir ödül vermek üzere davet edilmiştim. Dört gece süren yarışmanın finalinde bizim derginin ödülünü, dereceye giremediği halde daha ilk geceden benim gözüme girmeyi başaran A Due Carmen grubuna verdim. Grubun Özgü adındaki solistinin sahne ışığı beni oldukça etkilemişti. Ayrıva grubun kendilerine ait şarkılarından da çok hoşlanmıştım. Billboard'un bir ay sonraki sayısında yayınlanan yazımda grubun adı dışında her şeyini sevdiğimi belirtmeyi de ihmal etmedim (Bu arada, o yıl Roxy'de ödül alan hiçbir grup ya da şarkıcı günümüze kalmamışken benim ödül verdiğim grubun elemanlarının üne kavuşmuş olduğunu da ayrıca belirtmek isterim).
Gel zaman, git zaman, sanırım 2009'un ilk aylarıydı, röportaj vermek üzere ilk albümlerini henüz yeni tamamlamış beş gençten oluşan bir grup geldi dergiye... Bizim dergideki arkadaşlar söylemese benim tanımam mümkün değildi ama gelenler meğerse adlarını Model olarak değiştirmiş olan A Due Carmen grubuymuş. Benim onları ilk görüşte tanımamamın en önemli sebeplerinden biri, sahne ışıpını çok beğendiğim solistlerini değiştirmiş olmalarıydı. Eski solist Özgü gitmiş yerine Fatma Turgut adında başka bir genç kız gelmişti. İlk albümlerini bana hediye ettiklerinde gözüm tabii ki hemen kartonette yer alan "teşekkür listesi"ne gitti. Grupla ilk röportajı yapan dergi editörümüz Sebla Koçan'ın adı bu listede yer almasına rağmen kendilerini "ilk keşfeden" zat-ı alilerimi unutmuş olmaları benim gibi "kindar" biri tarafından affedilmez bir hataydı. Bunu yüzlerine vurduğumda grup elemanları hem özür dilediler, hem de ikinci albümlerinde bu hatalarını telafi edeceklerine söz verdiler.
Aradan iki yıl geçtikten sonra Model geçtiğimiz aylarda ikinci albümleri Diğer Masallar'ı piyasaya çıkardı. Açıkçası hatırlamalarını beklemiyordum ama yine "beni es geçmiş olmaları" içimi fazlasıyla burktu. "Ah! Mirim ah! Bu zamanda hiçbir grubu keşfetmiycen" diyerek hayıflanmak yerine, Model'in "unutkan elemanlar"ından daha güzel bir intikam almaya karar verdim (Bruce Springsteen'in kendisini keşfeden Rolling Stone yazarı Jon Landau ile daha sonraki yıllarda birçok ortak projeye imza attığını hatırlarırım). Model'in ikinci albümünün çıkış şarkısı olan ve benim -itiraf etmek istiyorum- çok beğendiğim Değmesin Ellerimiz'i, "ilk sanal 45'liği"min A yüzü şarkısı olarak seçtim. B yüzü için de fazla düşünmeme gerek kalmadı, şarkının albümün sonunda yer alan akustik versiyonu bunun için biçilmiş kaftandı. Plağın siyah vinyl yerine şeffaf olması daha güzel duracaktı, öyle de oldu sanırım. Şimdi bu sayfayı grup elemanlarından herhangi biri görür mü, görürse ne der, şarkılarımızı izinsiz neden buraya koyuyorsun diye kızar mı hiç bilemiyorum. Ama zaten bunun çok da fazla önemi yok; ben onları da zamanında sadece "kendim için" keşfetmiştim. Bir gün gelir de ilk sanal 45'liğimin şarkısını yaratırlar diye... Öyle de oldu netekim! (Son olarak; eski solist Özge şimdi nerededir, şarkı söylemeye devam ediyor mudur bilen varsa bana da söylesin).

5.07.2011

Top 10 AMY Singles #1 You Know I'm No Good

CD Single Promo (2006 Made In UK/Island AMYCDPRO7)
Track 1: You Know I'm No Good (Rap Vocal Feat. Ghostface Killah)
Track 2: You Know I'm No Good (Skewiff Mix)
Track 3: In My Bed (Bugz In The Attic Vocal Mix)

CD Single-1 (2007 Made In UK/Island 1720848)
Track 1: You Know I'm No Good
Track 2: To Know Him Is To Love Him (Napsterlive Session)


CD Single-2 (2006 Made In UK/Island 1720849)
Track 1: You Know I'm No Good
Track 2: Monkey Man
Track 3: You Know I'm No Good (Skeewiff Mix)

CD Single (2006 Made In EU/Island 1732235)
Track 1: You Know I'm No Good
Track 2: You Know I'm No Good (Rap Vocal Feat. Ghostface Killah)
Track 3: You Know I'm No Good (Skeewiff Mix)

CD Single Promo (2006 Made In US/Universal UNIR21791-2)
Track 1: You Know I'm No Good (Radio Edit)
Track 2: You Know I'm No Good (Rap Vocal Feat. Ghostface Killah)


12" Maxi Single (2006 Made In US/Universal B0008491-11)
Track 1: You Know I'm No Good
Track 2: You Know I'm No Good (Rap Vocal Feat. Ghostface Killah)
Track 3: Rehab
Track 4: Rehab (Hot Chip Remix)

Amy Winehouse'un sesini ilk kez 2007 yılının ilk aylarında You Know I'm No Good'un MTV'de video klibi gösterilirken duyduğumu hatırlıyorum. İlk kez dinlediğim halde şarkı o kadar tanıdık gelmişti ki daha klip sona ermeden You Know I'm No Good'un "mükemmel bir pop şarkısında bulunması gereken tüm özellikler"e sahip" olduğunun ayırdına varmıştım. Bu beğenimi ilk olarak Billboard Türkiye dergisinin "Favori yol şarkılarınız nelerdir?" soruşturması sırasında dile getirdim.
Aynı yılın sonunda Billboard Türkiye dergisinde yayınlanan ve 2007'yi değerlendirdiğim köşe yazımda ise You Know I'm No Good'un o yıl en çok severek dinlediğim şarkı olduğunu yazdım. Şarkının benim nezdimdeki bu başarısı ne yazık ki dünya listelerine yansımadı. Şarkı sadece 12 hafta kaldığı İngiltere listelerinde 18 numaraya kadar çıkabildi.Tüm dünyada Rehab'dan sonra Back To Black albümünden seçilen ikinci single olarak yayınlanan You Know I'm No Good, Amerika'da albümün ilk single şarkısı olarak seçildi. Amerikalı müzikseverlerin rap içermeyen bir retro-soul şarkısına para ödeyerek satın almayacaklarını düşünen Universal plak şirketi yetkilileri, Ghostface Killah'ın rap vokalleriyle şarkının yeni bir versiyonunu daha single'a ekleseler de You Know I'm No Good Billboard Hot 100 listesinde de sadece 77.sıraya kadar yükselebildi. Şarkı ayrıca 2007'nin son aylarında Emmy Canavarı HBO dizisi Mad Men'in ilk sezon fragmanlarında kullanıldı. Ghostface Killah'lı anlamsız rap versiyonunu göz ardı ederek belirtmek isterim ki; You Know I'm No Good benim nezdimde hâlâ 2000'lerin ilk 10 yılında yayınlanmış en güzel 10 single arasında başa güreşiyor.

10.05.2011

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 1.Bölüm: Türkiye Elemeleri

Yüksek Sadakat, Eurovision Şarkı Yarışması'nda telefonla oylamalar başladıktan sonraki dönemdeki en başarısız sonucu aldı ve yarı finalleri geçip hafta sonunda Düsseldorf'ta yapılacak finale kalmayı başaramadı. Bu nedenle bu yılın Eurovision finali bizim açımızdan hiç de eğlenceli geçmeyecek. Sertab Erener'in 2003'te aldığı birincilik sonrasında gözümüz kamaşmış olsa da 30 yaşın üstündeki müzikseverler gayet iyi hatırlar; Eurovision mazimiz bu seneki hayal kırıklığını üçe- beşe katlayacak birçok yılla doludur. Bu hayal kırıklıklıklarının ilk ve en unutulmaz örneğini ise, elbette ki Eurovision'a ilk katıldığımız yıl olan 1975'de yaşamıştık.

Eurovision Şarkı Yarışması'nın ülkemizde ilgi görmeye başlaması 60'lı yıllarda başlıyor aslına bakarsanız... 1966'da yarışmayı kazanan Avusturyalı Udo Jürgens'in Merci Cherie'si, 1967'nin galibi İngiliz Sandie Shaw'un Puppet In The String'i, 1968'in ikincisi Cliff Richard'ın Congrulations'ı, dört ülkenin ortaklaşa birinci oldukları 1969 yılında İngiltere'yi temsil eden Lulu'nun Boom Bang-A-Bang şarkısı tüm Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de çok sevilmiş ve plakları oldukça yüksek tirajlarda satılmıştı. Ancak Eurovision'un adını her eve kadar yaymayı başaran 1973 senesinde Lüksemburg adına katıldığı yarışmayı kazanan Anne-Marie David oldu diyebiliriz. Yarışmada Tu Te Reconnaitras adıyla Fransızca söylediği şarkısını hemen akabinde Almanca, İngilizce, İspanyolca ve hatta farklı sözlerle iki kez de İtalyanca kaydeden David, aynı yıl ülkemizi de ziyaret etmiş; hiçbir yerde görmediği bir ilgiyle karşılaşınca işi Türkçe bir albüm yapmaya kadar götürmüştü. Anne-Marie David'den bir sonraki yıl yarışmayı kazanacak olan ABBA ise kısa sürede dünyanın en çok plak satan üç grubundan birine dönüşecekti (2007'nin Nisan ayında Billboard Türkiye'de, kısa da olsa Eurovision'un yarım asırlık tarihini yukarıda yer alan yazıda ele almıştım).
70'li yılların ortasında, televizyonların yavaş yavaş herkesin evine girmeye başladığı günlerde, Ecevit Hükümetinin TRT'nin başına İsmail Cem'i getirmesi birçok önemli gelişmeyi de beraberinde getirir. 1974'ün yaz aylarında hükümetin Kıbrıs'a çıkartma yapmayı planladığı günlerde alınan bir kararla ülkemizin bir sonraki yıl Eurovision Şarkı Yarışması'na katılması kararlaştırılır. Bunun için bir yönetmelik hazırlayan TRT kurumu, bestecilere ve şarkı sözü yazarlarına bir çağrıda bulunarak yarışmaya katılmalarını ister.
Eser sahiplerinin kimler olduğunu bilmeyen seçici kurul, sadece bir rumuzla gönderilmiş olan 105 şarkı arasından 17 tanesini seçer ve bunları 1974'ün Eylül ayı ortalarında kamuoyuna duyurur (Milliyet gazetesinin yukarıda yer alan haberinde eser isimleriyle rumuzlar birbirine karıştırılmış, bazı şarkıların isimleri yazılırken bazılarının da rumuzları şarkı ismi olarak gösterilmiş).
Finale kalan 17 eser arasında yer alan Selçuk Başar bestesi Umut'u seslendiren Şenay, orkestra konusunda getirilen kısıtlamaları ileri sürerek kısa bir süre sonra yarışmadan çekilir. Bestesi -Şanar Yurdatapan ve kardeşinin Atilla Özdemiroğlu'yla beraber kullandıkları bir takma ad olan- "Tuğrul Dağcı"ya ait, sözlerini Nino Varon'un yazdığı Boşver adlı şarkının bir Fransız şarkısından "çalıntı olduğu" iddia edilince şarkıyı yorumlayan Nilüfer de yarışmadan çekilme kararı alır (Aşağıdaki Hey dergisi sayfalarında, Nilüfer ve ekibinin şarkılarının çalıntı olduğuna dair ileri sürülen iddialara verdikleri cevaplar yer alıyor).
Aslında "çalıntı" olduğu iddia edilen tek eser Nilüfer'in Boşver'i değildir. Günümüzde Bulutsuzluk Özlemi'yle anılan Nejat Yavaşoğulları'nın Nejat-Reha ikilisi olarak seslendirdiği kendi bestesi Caniko'nun da başkasına ait bir beste olduğu ileri sürülmektedir. Ancak bu iddia ispatlanamaz ve Caniko müzikseverlerin gözünde aklanarak yarı finalde yarışmayı hak eder.
TRT'nin 1975 yılının Şubat ayının ilk haftasında düzenlediği yarı final aşamasında jürinin ve halkın oylamasıyla 15 şarkıdan sekizi finale kalır.
Ali Rıza Binboğa'nın şarkısı Yarın halk oylamasında yüzde 35'i aşan bir oranla birinci seçilmesine rağmen TRT jürisinin kararı daha ağır basar ve jürinin seçtiği ilk iki şarkı olan Seninle Bir Dakika ile Delisin birinciliği paylaşır. Yönetmelikte yer almamasına rağmen TRT yetkilileri birincinin kurayla saptanmasına karar verir ve Cici Kızlar'ın seslendirdiği Atilla Özdemiroğlu şarkısı Delisin çekilen kurayı kaybeder. Böylece Hikmet Münir Ebcioğlu'nun sözlerini yazdığı Kemal Ebcioğlu'nun bestelediği Seninle Bir Dakika ile Semiha Yankı ülkemizi Eurovision'da temsil edecek ilk isim olur.
Basının ve kamuoyunun ilgisi yarışma sonuçlandıktan sonra Semiha Yankı adlı henüz 18 yaşındaki bu genç şarkıcı üzerinde yoğunlaşır. Ailesiyle birlikte daha önce bir sirkte akrobatlık yapan Yankı, ağabeyinin gösteri yaparken düşüp ölmesi nedeniyle bu işi bırakmış ve şarkıcılığa soyunmuştur. Semiha Yankı'nın dram dolu mazisi, Eurovision'da bizi temsil edecek ilk şarkımız olan Seninle Bir Dakika'nın hüzünlü yapısıyla da bire bir örtüşmektedir.
Türkiye'deki elemeleri -TRT yetkililerinin birazcık yardımıyla da olsa- geçmeyi başaran Seninle Bir Dakika'nın önünde artık daha zorlu bir yarış vardır. 22 Mart 1975 gecesi yapılacak final gecesinde alınacak sonucun çok iyi olacağına dair basın mensupları, müzisyenler ve halkımız tamamen hemfikirdirler. Herkes yarışmanın yapılacağı gece TRT ekranlarının karşısında konuşlanmış, olası bir zaferi kutlamaya hazırlanmaktadır.

Sonraki Bölümde; 1975 Eurovision Şarkı Yarışması Elemelerinde dinlediğimiz şarkıların yer aldığı tüm 45'likleri (A ve B yüzlerindeki şarkılar, kapaklar ve plak resimleriyle beraber) bulabilirsiniz. Ayrıca bütün şarkıların yer aldığı iki CD'ye göre ayarlanmış zip dosyalarının linkleri ve -aşağıda minik hali görülen- ev ve el yapımı kapak tasarımı da bu yazıda yer alacak.