Teach-In etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teach-In etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.05.2011

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 4.Bölüm: Diğer Ülkelerin Yarışma 45'likleri

Daha önce bu blog sayfalarında Teach-In'in seslendirdiği Ding-A-Dong'a ve Türkçe versiyonlarına yer vermiştim. Ancak o günlerde henüz plak toplamaya başlamadığım için, linkini verdiğim mp3 kayıtları ve plak kapakları Internet'te dolanırken bulabildiklerimle sınırlı kalmıştı. Aradan geçen süre zarfında Teach-In'in Ding-A-Dong'unun hem Türkiye hem de Hollanda baskılarını edinme şansını yakaladım. Farklı B yüzlerinin kullanıldığı bu iki Teach-In 45'liğinin yanı sıra; 1975'de Stockholm'deki yarışmayı ikinci sırada bitiren The Shadows'un, üçüncü İtalya'nın temsilcisi Wess & Dori'nin, Almanya adına yarışan Joy Fleming'in ve yarışmayı 9.sırada tamamlayan İrlandalı Swarbriggs'in yerli baskı 45'liklerini de artık arşivime katmış bulunuyorum. Aşağıda bu altı 45'likten bizzat kendi ellerimle yaptığım kayıtların linkleri ve plak kapakları yer alıyor.
1975 Eurovision Şarkı Yarışması 1.si: Teach In (Hollanda)
7" Vinyl Single (Made In Holland/CNR 141 301)
Side A: Ding-A-Dong
Side B: The Circus Show
1975 Eurovision Şarkı Yarışması 1.si: Teach In (Hollanda)
45'lik Plak (Türkiye Baskısı/Balet BE167)
A Yüzü: Ding-A-Dong (Yarışma Şarkısı)
B Yüzü: You And Me

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 2.si: The Shadows (İngiltere)
45'lik Plak (Türkiye Baskısı/EMI 1505)
A Yüzü: Let Me Be The One (Yarışma Şarkısı)
B Yüzü: Stand Up Like A Man

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 3.sü: Wess & Dori (İtalya)
45'lik Plak (Türkiye Baskısı/Yankı CN 9339)
A Yüzü: Era (Yarışma Şarkısı)
B Yüzü: ...E Siamo Qui

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 9.su: Swarbrigg (İrlanda)
45'lik Plak (Türkiye Baskısı/MCA 75650)
A Yüzü: That's What Friends Are For (Yarışma Şarkısı)
B Yüzü: Love Is

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 17.si: Joy Fleming (Batı Almanya)
45'lik Plak (Türkiye Baskısı/Melodi 75502)
A Yüzü: Ein Lied Kann Eine Brücke Sein (Yarışma Şarkısı)
B Yüzü: Die Nacht Zeigt Nicht Jedem Ihr Gesicht

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 3.Bölüm: Büyük Final

Türkiye elemeleri oldukça olaylı geçen 1975 Eurovision Yarışması'nda ülkemizi temsil edecek ilk şarkı çekilen kura sonucu belli olmuştu. TRT'nin düzenlediği final gecesinin ardından yayınlanan ilk Hey dergisinin kapağında bu nedenle, sadece ilk temsilcimiz unvanını kazanan Semiha Yankı değil, yarışmada ipi onunla birlikte göğüsleyen Cici Kızlar da yer alıyordu. Elemelerde ve final gecesinde Ali Rıza Binboğa ve Cici Kızlar'a daha fazla ilgi göstermiş olsalar da, müzikseverler sonuçlar belli olduktan sonra Semiha Yankı ve şarkısı Seninle Bir Dakika'ya da sahip çıkmakta gecikmediler. O günlerin gazetelerinde hemen her gün, diğer ülkelerdeki müzik otoritelerinin şarkımızı ne kadar da çok beğendiklerine dair birkaç habere rastlamak mümkündü.
22 Mart 1975 tarihinde İsveç'in Stockholm şehrinde yapılacak olan büyük final gecesine şarkıcımızı gönderirken bu nedenle milletçe umutluyduk. Birincilik biraz hayal gibi görünse de ilk üçe girmemiz işten bile değildi; o da olmazsa ilk beşte garanti biz de vardık. En büyük şanssızlığımız; ilk kez katıldığımız yarışmada ilk temsilcimizin sahneye -uğursuz rakam olan- 13.sırada çıkacak olmasıydı. Ancak sıra Semiha Yankı'ya gelip ayak topuklarına kadar inen siyah basma entarisi ile sahnede şarkısını söylemeye başlayınca milletçe anladık ki; başka handikaplarımız da mevcuttu (Mesela; görsellik!). Henüz 18 yaşını bile doldurmamış, 40 kg. ağırlığındaki Semiha Yankı'ya menajerinin aldığı giysilerin hiçbiri uymamış, bu nedenle son anda, kendisini orta yaşlı bir kadına çevirecek olan bu elbisede karar kılınmıştı.

Bir yıl önce ABBA'nın ipi göğüslediği Eurovision Şarkı Yarışmasını 1975 yılında Hollanda'yı temsil eden Teach In grubu Ding-A-Dong adlı şarkısıyla kazandı. 152 puanla birinci olan Hollanda'ya ülkemizden sadece 4 oy giderken, hiç puan vermediğimiz Monako'dan bize 3 puan gelmişti.

Sonuçları vatan sathında büyük hayalkırıklıkları yaratan bu ilk Eurovision maceramızın yankıları yarışma sona erdikten sonra da devam etti. Hüsran dolu bu neticeyi bazıları şarkımızın Türkçe olmasına bağlarken, ortak kanaaat; yarışmaya politika bulaştığı yönündeydi (Bu "ortak kanaat"in, aradan geçen 35 yıla rağmen hâlâ geçerli bir mazeret olarak kabul edilmesi de "takdire şayan bir davranış biçimi" olsa gerek!).

11.09.2010

30 Yıl Önce - 30 Yıl Sonra: 45'liklerden 45'ime...


Düşününce şaka gibi geliyor ama 12 Eylül 1980'in üzerinden tam 30 yıl geçmiş... O Cuma sabahını çok iyi hatırlıyorum aslında; yaz tatilinde ilk (ve son) kez bir buzdolabı tamircisinde çırak olarak çalışmıştım. Aldığım ücreti tam olarak hatırlamıyorum ama haftalığımın neredeyse tamamı her hafta sadece bir 45'lik plak almama yetiyordu. İşin ilginç yanı; 1988 yılına kadar hiç pikabım olmadı. Buna rağmen kazandığım parayla her hafta sonu gidip bir 45'lik plak alıyordum. 33'lük albümleri almama sebeplerimden biri daha pahalı olmalarıydı ama asıl sebebi plaklarımı dinleyebileceğim tek yer olan amcamların evindeki pikabın sadece 45'lik çalıyor oluşuydu (-ki amcam öleli nerdeyse 10 yıl oluyordu, yengem artık yalnız yaşıyordu). Eşrefpaşa'daki evimizden kalkar, Konak'a iner, vapurla Karşıyaka'ya geçer, vapurdan indikten sonra yaklaşık 3 km. yürüdükten sonra varırdım yengemlerin evine. Sağolsun o da beni evde yalnız bırakır ben de plaklarımı dinleme fırsatı bulurdum.

1980'in yaz ayları, ülkemizde 45'lik plakların yavaş yavaş yok olmaya başladığı dönemdi aynı zamanda. Artık tek tük yerli baskı 45'lik çıkıyordu piyasaya. O yaz aldığım 45'liklerden bazıları 30 yıldır benimle beraber yaşıyorlar ama bir çoğu da çoktan kaybolup gitti. Ancak iki elimin parmakları kadar tutan o 45'likler arasında; Blondie'nin Heart Of Glass'ı, ABBA'nın Gimme Gimme Gimme'si, Boney M'in Hooray Hooray ve El Lute'si, Teach-In'in Dear John ve The Robot'u, Emyl Starr'ın Santiago Lover'ı, Bo Derek'in "10" filminin müziği olan Ravel'in Bolero'su, Karen Young'ın Hot Shot'ı ve kırık olmasına rağmen atmaya kıyamayıp hâlâ elimde tuttuğum Ajda Pekkan'ın Pet'r Oil'ü vardı sanırım. Hâlâ elimde olan sonuncusu dışındakileri de şu son üç-dört ayda tekrar elde etmeyi başardığım için çok mutluyum. (Bu plakların hepsini ilerleyen vakitlerde bu sitede bulabilirsiniz.)

Yaz boyunca aldığım plakların sayısı 10'lu sayılara henüz ulaşmıştı ki, okulların açılacak olmasından dolayı işten ayrılacağım günün sabahı 12 Eylül darbesi gerçekleştirildi. Sabah evden çıkıp işyerinin yakınında bulunan gazete bayiine gelene kadar durumu pek idrak ettiğim söylenemez. Ne zaman ki gazete satıcısının önüne dizilmiş upuzun kuyrukta bir ortaokul arkadaşıma rastladım ve konuştum, ancak o zaman anladım olağanüstü bir durumun olduğunu... Halkımız o günlerde askerler tarafından yapılan bu darbeyi; sokaklarda terörün kol gezdiği sıkıntılı günlerin bitişi olarak algıladığı için, ortalıkta hemen herkesi sarıp sarmalayan, hissedilir derecede bir mutluluk rüzgarı esip duruyordu. Bu "idrak edememe hâli" '82 Anayasası'na milletçe "Evet" diyeceğimiz güne kadar hiç bozulmadan devam etti. Sonrası malûm...

12 Eylül sonrası herkesi sarhoş eden o saadet meltemleri sadece biz sıradan insanları değil şov dünyasındaki yıldızları da etkisi altına almıştı kısa sürede. İhtilal'den bir hafta sonra piyasaya çıkan Hey dergisinin sayfalarında bu "kolektif mutluluk tablosu"nu çok net görmek mümkün. Dergi sayfalarında fazlasıyla hissedilen bu "memnuniyetlik hâli" daha üçüncü sayfada Genel Yayın Yünetmeni Doğan Şener'in başyazısında başlıyordu. Yazıya "Nihayet Atatürk'ü hatırlayanlar çıktı" diye başlayan Şener o haftaki yazısını "Güzel günler bizimdir" diye bitiriyordu. Derginin ilerleyen sayfalarında yer alan 12 Eylül darbesiyle ilgili yazının başlığı ise durumu gayet net gözler önüne seriyordu:
Sanatçılar yeni yönetim için aynı görüşte birleştiler:
"Mutluyuz... Ülkemize hayırlı olsun..."

İki sayfa süren ve çeşitli sanatçıların görüşlerine yer veren bu yazıda en ilgi çeken beyanat tabii ki Bülent Ersoy'dan gelmişti. "Başta değerli komutan Sayın Evren Paşa olmak üzere tüm rütbeli ve rütbesiz büyüklerine ve arkadaşlarına sonsuz teşekkürler eden" Ersoy ilerleyen yıllarda başına "teşekkür ettiği rütbeli ve rütbesiz büyükleri sayesinde" neler geleceğini bilse acaba hangi cümleleri kurardı dersiniz?
12 Eylül 1980'den tam 30 yıl sonra bugün yapılacak olan referandum için "Evet" oyu kullanacağını açıkladığı için protesto edilen Sezen Aksu'nun ex-hayranları, 30 yıl önceki darbeden sonraki düşüncelerini bilseler belki bu kadar şaşırmazlardı. "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkemizde her şeyin çıkmaza girdiği bir dönemde yönetime el koyduğu"nu düşünen Aksu, malûmunuz; ilerleyen yıllarda o çıkıldı sandığı çıkmazlarda Cumartesi Anneleri'yle karşılaşacak ve bir hayli şaşıracaktı.

30 yıl önce bugünlerde hayatıma girmeye başlamış olan 45'lik plakların etkisi mi daha güçlü oldu ilerleyen yıllarda, yoksa 12 Eylül darbesinin olumsuz sonuçları mı, tam kestiremiyorum. Ama 15 yaşında 45'lik plaklar ve askeri darbeler hakkında ne hissediyorsam, 45 yaşımda da aynı şeyleri hissettiğimden eminim...

7.02.2009

Teach-In - Ding-A-Dong


Vinyl Single:
A Side: Ding-A-Dong
B Side: You And Me
Bonus 1- Dinge-Dong -Dutch Version
Bonus 2- The Circus Show -Netherland B-Side
Bonus 3- Let Me In -Germany B-Side

Hollandalı müzisyenlerden oluşan Teach-In grubunun Eurovision yarışmasını kazandığı 1975 yılı ülkemiz açısından da oldukça önemli bir yıl olmuştu. O güne kadar sadece seyretmekle kaldığımız Avrupa'nın bu popüler müzik yarışmasına o yıl ilk kez biz de katılacaktık. Katıldık da... Üstelik oldukça gürültülü geçen bir final gecesinin sonunda kurayla belirlenen bir şarkıyla. Daha sonra bir daha hiç denenmeyecek bir yöntem seçen TRT o yıl ülkemizi kimin temsil edeceğini hem halka, hem de bünyesinde oluşturduğu bir jüriye sordu. halk oylamasında Ali Rıza Binboğa Yarınlar Bizim adlı şarkısıyla kazanırken ikinciliği Cici Kızlar'ın Delisin'i, üçümcülüğü ise Semiha Yankı'nın söylediği Seninle Bir Dakika aldı. TRT jürisinden çıkan sonuçta ise ipi göğüsleyen Semiha Yankı olurken Cici Kızlar burda da ikinci sırada yer aldı. Böyle bir sonuç karşısında ne yapacağını bilemeyen TRT'ciler en sonunda işi yazı-turayla halletmeye karar verdi. Kurada kazanan Semiha Yankı'nın şarkısı oldu. Henüz reşit bile olmamış bir genç kız olarak Semiha Yankı ülkemizi İsveç'te yapılan finalde temsil etti. Hafızalardan hâlâ çıkmamış bir basma entariyle seyirci karşısına çıkan Semiha Yankı gecenin sonunda Monako'dan gelen 3 puanla yarışmayı sonuncu sırada bitirebildi. Bu "ilk Örovizyon hezimeti" nedeniyle bir sonraki yıl yarışmaya katılmadık. 1977 yılında ulusal elemeler yapılmasına rağmen yarışmanın yapılacağı ülkenin İsrail olmasından (ve bizim İsrail'i 'yine' boykot ediyor oluşumuzdan) dolayı o yıl da bir yere gidemedik ve yarışmaya evlerimizden seyirci olarak katılabildik. (Ama bu başka bir hikayenin konusudur. Şimdi müsaadenizle 1975 yılına geri dönüyorum.)
Teach-In'in yarışmada kendi dillerinde söylediği Ding-A-Dong Avrupa'nın diğer ülkelerinde olduğu gibi bizde de hemen 45'lik olarak yayınlandı. Yanlış hatırlamıyorsam farklı plak firmaları tarafından farklı kapaklarla piyasaya çıkartıldı üstelik. Yukarıdaki iki kapaktan sol tarafta olanı Philips/ Balet firmasından çıkan yerli Ding-A-Dong 45'liğinin kapağı oluyor. 45'liğin B yüzünde yer alan şarkı ise ülkeden ülkeye farklılıklar gösteriyor. Balet Plak'ın yayınladığı yerli baskıda arka yüzdeki şarkı You and Me'yken, Hollanda'da basılan İngilizce versiyonun B yüzünde Circus Show yer alıyor. Almanya'daki versiyonlardan çoğunda ve İngiltere baskısında B yüzü şarkısı Let Me In olarak seçilmiş. O günlerin Hey dergileri elimde olmadığından şarkının listelerdeki durumu hakkında çok fazla bilgi yok elimde. Plak İngiltere listelerinde 13, Almanya'da 9, Hollanda'da ise 3 numaraya kadar yükseldi.