10.05.2011

1975 Eurovision Şarkı Yarışması 1.Bölüm: Türkiye Elemeleri

Yüksek Sadakat, Eurovision Şarkı Yarışması'nda telefonla oylamalar başladıktan sonraki dönemdeki en başarısız sonucu aldı ve yarı finalleri geçip hafta sonunda Düsseldorf'ta yapılacak finale kalmayı başaramadı. Bu nedenle bu yılın Eurovision finali bizim açımızdan hiç de eğlenceli geçmeyecek. Sertab Erener'in 2003'te aldığı birincilik sonrasında gözümüz kamaşmış olsa da 30 yaşın üstündeki müzikseverler gayet iyi hatırlar; Eurovision mazimiz bu seneki hayal kırıklığını üçe- beşe katlayacak birçok yılla doludur. Bu hayal kırıklıklıklarının ilk ve en unutulmaz örneğini ise, elbette ki Eurovision'a ilk katıldığımız yıl olan 1975'de yaşamıştık.

Eurovision Şarkı Yarışması'nın ülkemizde ilgi görmeye başlaması 60'lı yıllarda başlıyor aslına bakarsanız... 1966'da yarışmayı kazanan Avusturyalı Udo Jürgens'in Merci Cherie'si, 1967'nin galibi İngiliz Sandie Shaw'un Puppet In The String'i, 1968'in ikincisi Cliff Richard'ın Congrulations'ı, dört ülkenin ortaklaşa birinci oldukları 1969 yılında İngiltere'yi temsil eden Lulu'nun Boom Bang-A-Bang şarkısı tüm Avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de çok sevilmiş ve plakları oldukça yüksek tirajlarda satılmıştı. Ancak Eurovision'un adını her eve kadar yaymayı başaran 1973 senesinde Lüksemburg adına katıldığı yarışmayı kazanan Anne-Marie David oldu diyebiliriz. Yarışmada Tu Te Reconnaitras adıyla Fransızca söylediği şarkısını hemen akabinde Almanca, İngilizce, İspanyolca ve hatta farklı sözlerle iki kez de İtalyanca kaydeden David, aynı yıl ülkemizi de ziyaret etmiş; hiçbir yerde görmediği bir ilgiyle karşılaşınca işi Türkçe bir albüm yapmaya kadar götürmüştü. Anne-Marie David'den bir sonraki yıl yarışmayı kazanacak olan ABBA ise kısa sürede dünyanın en çok plak satan üç grubundan birine dönüşecekti (2007'nin Nisan ayında Billboard Türkiye'de, kısa da olsa Eurovision'un yarım asırlık tarihini yukarıda yer alan yazıda ele almıştım).
70'li yılların ortasında, televizyonların yavaş yavaş herkesin evine girmeye başladığı günlerde, Ecevit Hükümetinin TRT'nin başına İsmail Cem'i getirmesi birçok önemli gelişmeyi de beraberinde getirir. 1974'ün yaz aylarında hükümetin Kıbrıs'a çıkartma yapmayı planladığı günlerde alınan bir kararla ülkemizin bir sonraki yıl Eurovision Şarkı Yarışması'na katılması kararlaştırılır. Bunun için bir yönetmelik hazırlayan TRT kurumu, bestecilere ve şarkı sözü yazarlarına bir çağrıda bulunarak yarışmaya katılmalarını ister.
Eser sahiplerinin kimler olduğunu bilmeyen seçici kurul, sadece bir rumuzla gönderilmiş olan 105 şarkı arasından 17 tanesini seçer ve bunları 1974'ün Eylül ayı ortalarında kamuoyuna duyurur (Milliyet gazetesinin yukarıda yer alan haberinde eser isimleriyle rumuzlar birbirine karıştırılmış, bazı şarkıların isimleri yazılırken bazılarının da rumuzları şarkı ismi olarak gösterilmiş).
Finale kalan 17 eser arasında yer alan Selçuk Başar bestesi Umut'u seslendiren Şenay, orkestra konusunda getirilen kısıtlamaları ileri sürerek kısa bir süre sonra yarışmadan çekilir. Bestesi -Şanar Yurdatapan ve kardeşinin Atilla Özdemiroğlu'yla beraber kullandıkları bir takma ad olan- "Tuğrul Dağcı"ya ait, sözlerini Nino Varon'un yazdığı Boşver adlı şarkının bir Fransız şarkısından "çalıntı olduğu" iddia edilince şarkıyı yorumlayan Nilüfer de yarışmadan çekilme kararı alır (Aşağıdaki Hey dergisi sayfalarında, Nilüfer ve ekibinin şarkılarının çalıntı olduğuna dair ileri sürülen iddialara verdikleri cevaplar yer alıyor).
Aslında "çalıntı" olduğu iddia edilen tek eser Nilüfer'in Boşver'i değildir. Günümüzde Bulutsuzluk Özlemi'yle anılan Nejat Yavaşoğulları'nın Nejat-Reha ikilisi olarak seslendirdiği kendi bestesi Caniko'nun da başkasına ait bir beste olduğu ileri sürülmektedir. Ancak bu iddia ispatlanamaz ve Caniko müzikseverlerin gözünde aklanarak yarı finalde yarışmayı hak eder.
TRT'nin 1975 yılının Şubat ayının ilk haftasında düzenlediği yarı final aşamasında jürinin ve halkın oylamasıyla 15 şarkıdan sekizi finale kalır.
Ali Rıza Binboğa'nın şarkısı Yarın halk oylamasında yüzde 35'i aşan bir oranla birinci seçilmesine rağmen TRT jürisinin kararı daha ağır basar ve jürinin seçtiği ilk iki şarkı olan Seninle Bir Dakika ile Delisin birinciliği paylaşır. Yönetmelikte yer almamasına rağmen TRT yetkilileri birincinin kurayla saptanmasına karar verir ve Cici Kızlar'ın seslendirdiği Atilla Özdemiroğlu şarkısı Delisin çekilen kurayı kaybeder. Böylece Hikmet Münir Ebcioğlu'nun sözlerini yazdığı Kemal Ebcioğlu'nun bestelediği Seninle Bir Dakika ile Semiha Yankı ülkemizi Eurovision'da temsil edecek ilk isim olur.
Basının ve kamuoyunun ilgisi yarışma sonuçlandıktan sonra Semiha Yankı adlı henüz 18 yaşındaki bu genç şarkıcı üzerinde yoğunlaşır. Ailesiyle birlikte daha önce bir sirkte akrobatlık yapan Yankı, ağabeyinin gösteri yaparken düşüp ölmesi nedeniyle bu işi bırakmış ve şarkıcılığa soyunmuştur. Semiha Yankı'nın dram dolu mazisi, Eurovision'da bizi temsil edecek ilk şarkımız olan Seninle Bir Dakika'nın hüzünlü yapısıyla da bire bir örtüşmektedir.
Türkiye'deki elemeleri -TRT yetkililerinin birazcık yardımıyla da olsa- geçmeyi başaran Seninle Bir Dakika'nın önünde artık daha zorlu bir yarış vardır. 22 Mart 1975 gecesi yapılacak final gecesinde alınacak sonucun çok iyi olacağına dair basın mensupları, müzisyenler ve halkımız tamamen hemfikirdirler. Herkes yarışmanın yapılacağı gece TRT ekranlarının karşısında konuşlanmış, olası bir zaferi kutlamaya hazırlanmaktadır.

Sonraki Bölümde; 1975 Eurovision Şarkı Yarışması Elemelerinde dinlediğimiz şarkıların yer aldığı tüm 45'likleri (A ve B yüzlerindeki şarkılar, kapaklar ve plak resimleriyle beraber) bulabilirsiniz. Ayrıca bütün şarkıların yer aldığı iki CD'ye göre ayarlanmış zip dosyalarının linkleri ve -aşağıda minik hali görülen- ev ve el yapımı kapak tasarımı da bu yazıda yer alacak.

7.05.2011

Kate Bush - Deeper Understanding (Director's Cut)

Digital Single (Fish People/EMI)
Track 1: Deeper Understanding (Director's Cut)

Son 20 yılda sadece iki stüdyo albümü kaydeden Kate Bush, 2006'da yayınladığı Aerial'dan sadece beş yıl sonra ilginç bir toplamayla geri dönüyor. Bir hafta sonra (16 Mayıs 2011) piyasaya çıkacak olan bu yeni Kate Bush albümünün adı; Director's Cut... Sanatçı, 1989 tarihli "The Sensual World" ile 1993 tarihli "The Red Shoes" albümlerinde yer alan bazı şarkılarını yeniden ele almış, birkaçına hiç dokunmamış ve "Yönetmenin Kurgusu" adını verdiği 2011 model albümünde yeniden görücüye çıkarmış. En sevdiğim Kate Bush albümü "The Sensual World"de yer alan (ve yine hiç tartışmasız en sevdiğim Kate Bush şarkısı olan) Deeper Understanding'in yeni vokal kayıtlarıyla iki dakika uzatılmış yeni versiyonu ise ilk (dijital) single olarak seçildi ve Nisan ayında iTunes üzerinden satışa sunuldu.
Kate Bush'un The Sensual World'ü 1989'un Ekim ayında yayınlanmasına karşın ülkemizde piyasaya çıkışı 1990 yılının ilk ayında gerçekleşmişti. O güne kadar çok fazla ilgi göstermediğim bir sanatçı olan Kate Bush'a olan bakışımın "The Sensual World" sonrasında epey değiştiğini hatırlıyorum. Bu albümde yer alan Deeper Understanding'in bu bakış farkında çok büyük rolü olduğunu da vurgulamam gerekir. Kate Bush'u yeniden keşfetmeme sebep olan bu albüm ile şarkıyı, o günlerde düzenli şekilde haftalık olarak tuttuğum listelerimde de gereken saygıyı göstermiş, hem albümü hem de Deeper Understanding'i 1 numara yapmıştım.Director's Cut'ın ilk şarkısı Flower of the Mountain aslında Bush'un 1989 albümüne adını veren The Sensual World... Albümü hazırladığı süreçte yola James Joyce'un Ulysses'inden cümleler kullanarak koyulan Bush, Joyce'un mirasçılarından gerekli izni alamayınca şarkının sözlerini değiştirmiş ve oturup kendisi yeniden yazmış. 20 yıl sonra gerekli izinleri almayı başarınca Kate Bush, bu sefer kendi sözlerini çıkararak bestesinin üzerine Joyce'un cümlelerini yerleştirmiş. Director's Cut'ın aslında yeni bir albüm olduğunu düşünen Kate Bush'un Deeper Understanding'i için çekilen yeni video klibi sanatçının resmî YouTube sayfasında müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Aynı sayfada yer alan duyuruya göre, ikinci klip pek yakında Flower of the Mountain için çekilecek.

5.05.2011

Ahmet Koç - Mission Impossible

Double CD Album
(Türkiye Baskısı/DMC 20231)
Albüm: Sağanak
5. Şarkı: Mission Impossible

Türk bir sanatçı tarafından ilk kez 1973 yılında Mustafa Özkent tarafından yorumlanan Görevimiz Tehlike dizisinin, bestesi Lalo Schrifrin'e ait ana teması , 2006 yılında bu kez saz sanatçısı Ahmet Koç tarafından kaydedildi. Sanatçının 2006 tarihli iki CD'den oluşan Sağanak adlı double albümünde yayınlanan Mission Impossible'ın bu yeni yorumu için aynı yıl çekilen video klip daha sonra DMC tarafından yayınlanan "19 Klip", "64 x 2" gibi DVD ve box-set'lerde de yer aldı.

3.05.2011

Ersan Erdura - Aşktan da Öte/ Yazık Değil mi?

En İyileriyle Ersan Erdura
CD-2: Sürprizler
1.Şarkı: Aşktan da Öte
6.Şarkı: Yazık Değil mi?

Bir önceki yazıyı Aşktan da Öte ve Yazık Değil mi? adlarındaki şarkıların bugüne kadar Sezer Güvenirgil'in sesinden CD'lere aktarılmadığını belirterek bitirmiştim. Sözleri Çiğdem Talu'ya, besteleri de Melih Kibar'a ait bu iki şarkı 2010'un son aylarında Güvenirgil'in sesinden değilse de Ersan Erdura'nın yorumuyla müzikseverlere ulaşmayı başardı. Ossi Müzik etiketiyle yayınlanan En İyileriyle Ersan Erdura albümünün Sürprizler başlığını taşıyan ikinci CD'sinde yer alan bu iki şarkı Ersan Erdura tarafından 1980 yılında kaydedilmiş. Büyük ihtimalle Erdura'nın 1981'de piyasaya çıkan ilk LP'si "...Ve Ben Yalnız"ın stüdyo kayıtları sırasında kaydettiğini düşündüğüm Aşktan da Öte ve Yazık Değil mi? adlarındaki şarkılar, gün yüzüne çıkabilmek için demek ki tam 30 yıl beklemiş. İşin ilginç yanı; ne 70'lerde yayınlanan 45'liklerinde, ne de 80'lerde çıkan albümlerinde Ersan Erdura hiçbir Melih Kibar/ Çiğdem Tunç şarkısını yorumlamamıştı.

#81 Sezer Güvenirgil - Aşktan da Öte

45'lik Plak (Öncü 0009)
A Yüzü: Aşktan da Öte (Melih Kibar/Çiğdem Talu)
B Yüzü: Yazık Değil mi? (Melih Kibar/Çiğdem Talu)

Bu yazının yazıldığı gün, Kanaltürk'te yayınlanan Derya Baykal'ın programı Derya'nın Dünyası'na katılan konuklarından biri Sezer Güvenirgil'di. Tam da bu sayfada yer alacak resimleri hazırladığım dakikalara denk gelen bu programda Güvenirgil'in hâlâ ne kadar genç göründüğünü görmek beni oldukça şaşırttı. Zira sanatçının Ekrem Bora'yla başrolünü paylaştığı ve Osman Seden'in yönettiği ilk filminin çevrim yılı ta 1963'e uzanıyor. Vikipedi'de ilk filmi olarak 1966 tarihli Beş Fındıkçı Gelin yazıyor olsa da Güvenirgil'in sinemaya girişi aslında daha da eski (İşin tuhafı, Vikipedi'de yazdığı gibi sanatçının doğum yılının 1949 yılı olduğunu kabul edersek; henüz 14 yaşındaki çocuk yaştaki bir kızın o günlerde 31 yaşında olan Ekrem Bora'nın sevgilisi yapıldığını da kabullenmemiz gerekiyor)...
Sezer Güvenirgil ilk filminden sonra kısa bir süre sinema salonlarından uzaklaşır. Geri dönüşü, Milliyet Gazetesi tarafından düzenlenen Türkiye Güzeli Yarışması'nda üçüncü seçileceği 1966 yılında gerçekleşir. Güvenirgil aynı yıl Ses Dergisi'nin Kapak Kızı da seçilir. Böylece Yeşilçam'a sağlam adımlarla sıkı bir geri dönüş yapar. 1972'ye kadar peşpeşe çevrilen 10'larca filmin ardından Yeşilçam'da ibrelerin seks filmlerine doğru kayması nedeniyle Güvenirgil sinema salonlarından sahnelere transfer olmaya karar verir.
Sezer Güvenirgil, 70'li yıllarda şov yıldızları arasında oldukça yaygın bir eğilim olan sinemadan sahnelere transfer olayını gerçekleştirdikten sonra bir de "plak sahibi olma"sının kendisine getireceği avantajları düşünür ve Çiğdem Tunç'la Melih Kibar'ın kapısını çalar. O günlerde Erol Evgin'le birlikte yaptıkları ortak çalışmalarla büyük bir başarı kazanmış olan ikili Güvenirgil'e ellerinde bulunan Aşktan da Öte ve Yazık Değil mi? adlı iki şarkılarını verir. Güvenirgil stüdyoya girerek seslendirdiği bu iki güzel şarkıyı 1978 yılında Öncü Plak etiketiyle 45'lik plak olarak piyasaya çıkartır.
Plak piyasaya çıkar çıkmaz büyük ilgi görür. Hey dergisi plağa beş üzerinden dört yıldız verirken "Sezer Güvenirgil'in ilk plağında gelecek için büyük umut vaad ettiği"ni belirtir. "Aşktan da Öte'nin nefis bir beste olduğu"nun altını çizen dergi, "Sezer Güvenirgil'in de bestenin hakkını çok iyi verdiği"ne dikkat çekmeyiş ihmal etmez.
A yüzünde Aşktan da Öte, B yüzünde ise Yazık Değil mi? adlı iki Melih Kibar/ Çiğdem Talu çalışmasının yer aldığı ilk Sezer Güvenirgil 45'liği yayınlandıktan kısa bir süre sonra Hey dergisinin listelerine de girer; 20 şarkılık Haftanın 45'likleri listesinin zirvesine çıkamasa da ilk üç sıraya kadar yükselmeyi başarır.
İlk plağı yayınlandıktan sonra, zaten her daim arasının iyi olduğu müzik ve magazin basınıyla arası daha da iyi olan Güvenirgil 1978 yılının Eylül ayında Hey dergisine bir kez daha kapak olur. "Sezer Güvenirgil 'Bale'ye dönüyor" başlığının yer aldığı kapakta nedense deniz kenarında mayolu bir poz verme ihtiyacı hisseden Güvenirgil istemektedir. Eski bir balerin olduğu için eski formuna en fazla dört ay içinde döneceğini düşünen sanatçının hesabı ne yazık ki tutmaz ve bir yıl sonra Eylül 1979 tarihinde yine aynı dergiye, yine "Sezer Güvenirgil baleye dönüyor" başlığıyla bir kez daha kapak olur (Bu ikinci "dönüş" müjdesi Hey dergisinin kapağında bu kez daha inandırıcı bir kıyafet olan balerin giysileriyle desteklenmiş!).
Sezer Güvenirgil'in müzik kariyeri sahnelerde uzun süre devam etmiş olsa da plaklar üzerinde sadece bu ilk 45'liği ve 1982 yılında Yaşar Plak tarafından yayınlanacak olan "Mutluluğun Bedeli" adlı 33'lüğüyle sınırlı kaldı. Ne Aşktan da Öte ne de Yazık Değil mi? bugüne kadar Sezer Güvenirgil'in sesinden CD formatına aktarılmadı. Hayranları 1990'lı yılların sonlarında o günlerde evli olduğu arabesk şarkıcısı Yunus Bülbül'le birlikte hazırladığı Bücür Cadı adlı dizi sayesinde Güvenirgil'i uzun süre ekranlarda izlemek şansını (ya da diziyi göz önüne alırsak; şanssızlığını) yakaladı.

2.05.2011

Biddu Orchestra - Chic-Chica-Chic-Chica-Chic

7" Vinyl Single (Made In Holland/Epic-EPC 4594)
Side A: Bionic Boogie
Side B: Chic-Chica-Chic-Chica-Chic

Plağının ne kapağında ne de göbeğinde ismi zikredilmemiş olsa da; Sevda Karaca'nın Çık Ortaya adıyla Türkçe yorumladığı bestenin aslı Hint asıllı İngiliz müzisyen Biddu'ya ait. Biddu 70'li yılların başlarında önce prodüktörlüğünü üstlendiği Kung-Fu Fighting'le Carl Douglas'ı tüm dünyaya tanıtmış, ardından da 5000 Volts grubundan ayrılarak solo kariyerine başlayan Tina Charles'la birlikte başta I Love To Love ve Dance Little Lady Dance olmak üzere birçok hit şarkıya imza atmıştı. Sanatçının 70'li yıllarda kendi orkestrası Biddu Orchestra'yla kaydettiği plaklar da oldukça ilgi görmüştü. Biddu'nun orkestrasıyla kaydettiği ve 1976 yılında Avrupa'nın birçok ülkesinde piyasaya çıkan bu 45'liğinin A yüzünde Bionic Boogie, B yüzünde ise Chic-Chica-Chic-Chica-Chic adlı (sözlerinde sadece şarkı isimlerinin tekrarlandığı) iki enstrümental şarkı bulunuyor. Bu iki şarkı aynı yıl orkestranın adıyla yayınlanan ilk Biddu albümü Rain Forest'ta da yer alıyor. Biddu'ya ait birçok 45'lik plak o yıllarda ülkemizde yayınlanmış olmasına rağmen -bildiğim kadarıyla- bu plak ülkemizde basılmadı. Avrupa'da da büyük ilgi görmeyen bu Biddu 45'liği herhangi bir ülkede liste başarısı da kazanamadı.

#82 Sevda Karaca - Tanımazsın Beni/ Çık Ortaya

45'lik Plak (Kervan Plakçılık 142)
A Yüzü: Tanımazsın Beni (Rıfat Şanlıel/Ülkü Aker)
B Yüzü: Çık Ortaya (Biddu/Ülkü Aker)

Türk halkı Sevda Karaca'yla ilk olarak sinema salonlarında tanıştı. 1971 yılında Turgut Demirağ'ın yönettiği Üç Kızgın Cengaver onun ilk filmi oldu. Bu filmin afişlerinde Karaca'nın adı "üç kızgın cengaver" Cihangir Gaffari, Erdo Vatan ve Suphi Tekniker'in hemen altında Beyza Başar ve Melike Çamay'ın üzerinde yer alıyordu (Turgut Demirağ ve Rüçhan Çamay'ın kızı olan Melike, daha önce de başka filmlerde rol aldı mı bilmiyorum ama Üç Kızgın Cengaver'in afişinden anladığım kadarıyla; 1974 yılında Melike Demirağ olarak isminin yazıldığı Arkadaş filminden üç yıl önce bu filmde annesinin soyadı ile yer almış! Bu arada bilmeyenler için not düşeyim; aşağıdaki afişte en sağda yer alan "cengaver"i yani Suphi Tekniker'i -biraz yaşlanmış haliyle- şu günlerde Adını Feriha Koydum dizisinde Feriha'nın babası rolünde izliyoruz).
Sevda Karaca'nın aralıklarla da olsa sinema kariyeri 2004 yılına kadar devam etti. Müzik kariyeri ise plaklardan önce sahnelerde başladı. 70'li yılların ilk yarısında, o günlerin en ünlü orkestra şeflerinden biri olan Rıza Silahlıpoda'yla yaptığı kısa süren evliliği onu uzun süre magazin basınının gündeminde tuttu. Karaca 1974 yılında henüz hiçbir plağı yayınlanmadığı ve hiçbir önemli filmin başrolünde oynamadığı halde bu popülerlik -ve biraz da verdiği cüretkar pozlar- sayesinde Hey dergisine kapak olmayı bile başarmıştı.
Sevda Karaca'nın ilk 45'liği 1977 senesinde Kervan Plak etiketiyle piyasaya çıkarıldı. Bir yüzünde Verdiğin Söz Bu muydu?, diğer yüzünde Ayrılan Yollar adlı iki şarkının yer aldığı bu ilk plağı şarkıcıya yıl sonunda düzenlenen Hey Oskarları anketinde Yılın Ümit Veren Kadın Şarkıcıları arasında ikincilik getirdi.
Sevda Karaca'nın ilk 45'liği çok büyük tirajlara ulaşamasa da ikinci plağının ne olacağına dair müzikseverlerde bir merak uyandırmayı başardı. 1978 yılında Tanımazsın Beni ve Çık Ortaya isimli şarkıların yer aldığı ikinci 45'liği yayınlanmadan önce Kervan Plakçılık dergilere verdikleri ilanlarda bu "bekleme" hadisesinin altını çizmeyi ihmal etmeyecekti.
Plak piyasaya çıktıktan sonra Hey dergisinin eleştiri sayfasında hemen kendine yer bulmayı başardı. Beş üzerinden "üç yıldız" verdikleri plakta yer alan ilk şarkı Tanımazsın Beni'yi Hey yazarları, "Piyasada sık sık dinlediğimiz türden bir şarkı" olarak değerlendirirken, diğer yüzdeki Çık Ortaya şarkısını "Diskotek türü müziği ve Noyayr Demirci'nin düzenlemesi" nedeniyle "ilginç" bulmuşlardı.
Her iki yüzünde Ülkü Aker'in yazdığı sözlere sahip şarkılar bulunan ikinci Sevda Karaca 45'liğinin A yüzünde Rıfat Şanlıel'in bestelediği Tanımazsın Beni yer alırken, ne plak kapağında ne de basında yer alan eleştirilerde B yüzündeki şarkının bestecisine dair hiçbir bilgi bulunmuyordu. "Çık çık çık çık çık ortaya çık" tekrarlarıyla hemen dile dolanan bu bestenin gerçek sahibi aslında 70'li yıllarda disko müziğin öncü isimlerinden Biddu idi. Kendi adını taşıyan orkestrası Biddu Orchestra'yla kaydettiği plakların yanı sıra Tina Charles'ı üne kavuşturan prodüktör olarak da tanınan bu yarı Hintli yarı İngiliz müzik adamı 1974 yılında tüm dünyada liste başı olan Kung-Fu Fighting'in de yaratıcılarından biriydi.
Sevda Karaca'nın ikinci plağı 1978 yılının ilk yarısında Hey listelerinde de yer aldı. Günümüzde bile hâlâ hatırlanan ve sevilerek dinlenen iki şarkının yer aldığı plak aynı yılın ortalarına doğru Haftanın 45'likleri listesinin orta sıralarına kadar yükselmeyi başarsa da kısa bir süre sonra inişe geçerek listeden çıkmak zorunda kaldı.
Sevda Karaca'nın ikinci 45'liğinde bulunan iki şarkısı 1978 yılında Kervan Plakçılık etiketiyle yayınlanan ilk albümü Selam'da yer aldı. 1983 yılında Türküola etiketiyle Almanya'da kaset olarak da yayınlanan bu albüm ne yazık ki bugüne kadar CD'ye aktarılmış değil... CD formatına taşınan tek Sevda Karaca şarkısı şimdilik Tanımazsın Beni. Şarkı, Ossi Müzik etiketiyle 2007 yılında piyasaya çıkan Bir Zamanlar serisinin üçüncü albümünde yer alıyor.

1.05.2011

Limp Bizkit - Take A Look Around (Theme From MI:2)

7" Vinyl Promo Single (Made EU/ Interscope Records 497369-7)
Side A: Take A Look Around (Theme From MI:2)- Album Version
Side B: Faith

John Woo'nun yönetmenliğinde çekilen ikinci Mission: Impossible filmi için bir şarkı hazırlamaları teklif edildiğinde Fred Durst ve grubu Limp Bizkit, sıfırdan bir beste yapmak yerine Lalo Schifrin'in ünlü ana temasının üzerinde çalışmayı ve onun üzerine kendi sözlerini oturtmayı tercih ettiler. Böylece hem kendi tarzları nu-metal'den fazla uzaklaşmamış oldular, hem de bestenin gerçek sahibine saygıda kusur etmeyen yepyeni bir şarkı ortaya koymayı başardılar. Take A Look Around adını taşıyan bu yeni şarkı Avrupa'da iki farklı CD-single olarak piyasaya çıkartılırken Amerika'da yayınlanan CD-single'ın içeriği de Avrupa'dakinden farklı oldu. Take A Look Around'un jukebox'lar için sınırlı sayıda üretilen 45'lik plağının B yüzü için, grubun adını tüm dünyaya duyurmasını sağlamış olan George Michael'dan cover'ladıkları Faith seçilmişti.
Limp Bizkit'in Take A Look Around'u özellikle İngiltere'de büyük ilgi gördü ve grubun ilk kez girmeyi başardığı İngiltere single listelerinde 15 Temmuz 2000 tarihinde 3 numaraya kadar yükseldi. Şarkı İngiltere'de sadece liste başarısı elde etmekle kalmadı, yıl sonunda birçok derginin sıralamasında grubun oldukça yükseklerde yer elde etmesini de sağladı. Melody Maker dergisi 20 Aralık 2000'de yayınlanan "tarihî son sayı"sının kapağına grubun solisti Fred Durst'ü yerleştirdi. Aynı "tarihî sayı"daki yılın en iyi 50 şarkısının yer aldığı Singles Of The Year listesinde Take A Look Around 7.sırada yer alırken, üçüncü Limp Bizkit albümü "Chocolate Starfish and the Hot Dog Flavored Water" birçok güçlü rakibini geride bırakarak yılın en iyi 50 albümü arasında 9.sıraya yerleşti.
Grubun bu başarısı, Ekim ayında yayınlanan albümlerinin satışlarını da etkiledi ve listelerde yeniden yükselmeye başlayan "Chocolate Starfish and the Hot Dog Flavored Water" 2001'in Şubat ayının ilk haftasında albüm listelerinin zirvesine yerleşti.
İngilizlerin ilk sayısı 1926 yılında yayınlanan efsanevî müzik dergisi Melody Maker ne yazık ki 2000'lere doğru yaklaşırken önce daha popüler bir yayın politikasına meylederek tamamen renkli basılmaya başlandı, daha sonra da boyutlarını küçülterek daha genç bir kitleye hitap etmeye çalıştı. Ancak bu yeni politikaları onlara daha fazla tiraj sağlamadığı gibi eldeki okur kitlesini de hızla kaybetmeye başladılar. 2000 yılı biterken dergi yöneticileri 75 yılı aşkın bir süredir yayın yapan dergiyi kapatmaya ve aynı yayın grubunun çatısı altında hazırlanan (ve Melody Maker'ın ezelî rakibi) New Musical Express'in içine katmaya karar verdiler. Dergisnin bu son sayısının iç kapağında bir sonraki sayının içeriği bile yer almasına rağmen bu "son karar" dergi içerisine konan bağımısız bir sayfalık veda yazısıyla okuyuculara duyuruldu.
Melody Maker'ın 20 Aralık 2000 tarihinde piyasaya çıkan son sayısı aynı zamanda derginin gelenekleşmiş 112 sayfalık yılsonu özel sayısı oldu. Hem yılın hem de derginin yayın hayatının bu son sayısının kapağında yer alan Fred Durst için derginin içerisinde ayrıca dört özel sayfa daha bulunuyordu. Kendisiyle yapılan bir röportajın yer aldığı bu dört özel sayfanın ana başlığında ise Durst "Yılbaşı için tek istediğinin Britney (Spears) ve Christina (Aguilera) ile üçlü seks yapmak olduğu"nu açıklıyordu. Durst bu "üçlü seks" hayaline ilerleyen yıllarda (büyük olasılıkla) kavuşamadı ama başka bir kadınla seks yaparken çektiği porno görüntülerinin İnternet'e sızması sayesinde 2000'lerin ilk yarısında ilgi görmesini arzu ettiği bölgelerine insanların dikkatini toplamayı başardı. Ancak bu "kısmî şöhret" ne kendisine ne de grubuna şans getirmedi, yayınladıkları iki albümün ilgi görmemesi nedeniyle Limp Bizkit dağılma noktasına kadar geldi.